Elektronikte hedef 20 milyar dolar
Elektrik-elektronik sektörü büyümeyi sürdürüyor.
Sektör, 2026 yılını 20 milyar dolarlık ihracatla tamamlamayı hedefliyor. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, yeni dönemde bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak farklı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Geleneksel yöntemlerin artık tek başına yeterli olmayacağını belirten Kavaklıoğlu, yurt dışında doğrudan dağıtım kanalları kurulması, şirket ve marka satın almaları, dijital dönüşüm ve yapay zekâ yatırımlarıyla sektörün küresel rekabet gücünün artırılması gerektiğini söyledi.
Kavaklıoğlu, "Sektörün ihracatı 2021’de 14,4 milyar dolar seviyesindeyken 2022’de 15,5 milyar dolara, 2023’te 16,5 milyar dolara, 2024’te 17 milyar dolara ve 2025’te 18 milyar dolara yükseldi. 2026’nın ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemindeki 11,6 milyar dolarlık ihracat yüzde 11 artışla 12,8 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde sektörün kilogram başına ihracat birim fiyatı da 7,71 dolardan 9,16 dolara çıktı. 2026 yılı için 20 milyar dolarlık hedefimizi ulaşılabilir görüyoruz. Amacımız sadece bu rakama ulaşmak değil, sektörümüzü daha yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlardaki konumunu güçlendiren bir yapıya taşımak" dedi.
Kavaklıoğlu, "Bazı sektörlerimizin artık gelişmiş ülkelerde kendi dağıtım kanallarını kurabilecek seviyeye geldiğini düşünüyoruz. Yerel bir distribütör üzerinden satış yapmak yerine doğrudan pazara ulaşmak, hem katma değeri artırabilir hem de müşteriye daha yakın olmamızı sağlayabilir. ABD bunun önemli örneklerinden biri. Avrupa kadar büyük bir ekonomiden söz ediyoruz. ABD pazarında alt sektörlerimizin ihtiyaçlarına göre farklı stratejiler geliştirmeliyiz. Bazı pazarlarda her şeyi sıfırdan kurmak yerine o ülkede faaliyet gösteren bir şirketi veya markayı satın alarak, onun pazar bilgisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getirmek çok daha hızlı bir büyüme sağlayabilir. Burada kamudan beklentimiz hibe mekanizmalarından ziyade doğru projeleri teşvik edecek, uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman modellerinin geliştirilmesi. Yijital dönüşüme, yapay zekâya ve verimlilik uygulamalarına entegrasyonu önceliklerimizden biri olmalı. Dünya çok hızlı değişiyor. Bizim yapmamız gereken, bu değişime rakiplerimizden daha hızlı ayak uydurmak. Kapasite kullanımından makine verimliliğine, üretim süreçlerinden veri yönetimine kadar her şeyi yeniden analiz etmemiz gerekiyor" dedi.
Yakın coğrafyada yaşanabilecek normalleşmenin Türk elektrik-elektronik sektörü açısından önemli fırsatlar doğurabileceğini ifade eden Kavaklıoğlu, "Suriye’de şartların normalleşmesiyle birlikte beyaz eşyadan kabloya, trafodan jeneratöre kadar sektörümüzün birçok ürün grubunda önemli bir talep oluşabilir. Türkiye coğrafi yakınlığı, üretim gücü ve hızlı tedarik kabiliyetiyle burada avantajlı konumda. Bunlar Ukrayna için de geçerli. Savaş sonrası yeniden yapılanma döneminde Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı önemli avantaj sağlayabilir" dedi.
Sektör, 2026 yılını 20 milyar dolarlık ihracatla tamamlamayı hedefliyor. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, yeni dönemde bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak farklı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Geleneksel yöntemlerin artık tek başına yeterli olmayacağını belirten Kavaklıoğlu, yurt dışında doğrudan dağıtım kanalları kurulması, şirket ve marka satın almaları, dijital dönüşüm ve yapay zekâ yatırımlarıyla sektörün küresel rekabet gücünün artırılması gerektiğini söyledi.
Kavaklıoğlu, "Sektörün ihracatı 2021’de 14,4 milyar dolar seviyesindeyken 2022’de 15,5 milyar dolara, 2023’te 16,5 milyar dolara, 2024’te 17 milyar dolara ve 2025’te 18 milyar dolara yükseldi. 2026’nın ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemindeki 11,6 milyar dolarlık ihracat yüzde 11 artışla 12,8 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde sektörün kilogram başına ihracat birim fiyatı da 7,71 dolardan 9,16 dolara çıktı. 2026 yılı için 20 milyar dolarlık hedefimizi ulaşılabilir görüyoruz. Amacımız sadece bu rakama ulaşmak değil, sektörümüzü daha yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlardaki konumunu güçlendiren bir yapıya taşımak" dedi.
Kavaklıoğlu, "Bazı sektörlerimizin artık gelişmiş ülkelerde kendi dağıtım kanallarını kurabilecek seviyeye geldiğini düşünüyoruz. Yerel bir distribütör üzerinden satış yapmak yerine doğrudan pazara ulaşmak, hem katma değeri artırabilir hem de müşteriye daha yakın olmamızı sağlayabilir. ABD bunun önemli örneklerinden biri. Avrupa kadar büyük bir ekonomiden söz ediyoruz. ABD pazarında alt sektörlerimizin ihtiyaçlarına göre farklı stratejiler geliştirmeliyiz. Bazı pazarlarda her şeyi sıfırdan kurmak yerine o ülkede faaliyet gösteren bir şirketi veya markayı satın alarak, onun pazar bilgisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getirmek çok daha hızlı bir büyüme sağlayabilir. Burada kamudan beklentimiz hibe mekanizmalarından ziyade doğru projeleri teşvik edecek, uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman modellerinin geliştirilmesi. Yijital dönüşüme, yapay zekâya ve verimlilik uygulamalarına entegrasyonu önceliklerimizden biri olmalı. Dünya çok hızlı değişiyor. Bizim yapmamız gereken, bu değişime rakiplerimizden daha hızlı ayak uydurmak. Kapasite kullanımından makine verimliliğine, üretim süreçlerinden veri yönetimine kadar her şeyi yeniden analiz etmemiz gerekiyor" dedi.
Yakın coğrafyada yaşanabilecek normalleşmenin Türk elektrik-elektronik sektörü açısından önemli fırsatlar doğurabileceğini ifade eden Kavaklıoğlu, "Suriye’de şartların normalleşmesiyle birlikte beyaz eşyadan kabloya, trafodan jeneratöre kadar sektörümüzün birçok ürün grubunda önemli bir talep oluşabilir. Türkiye coğrafi yakınlığı, üretim gücü ve hızlı tedarik kabiliyetiyle burada avantajlı konumda. Bunlar Ukrayna için de geçerli. Savaş sonrası yeniden yapılanma döneminde Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı önemli avantaj sağlayabilir" dedi.