Gülistan Doku soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı
Tunceli'de 5
Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken
ABD’de olan ve yakalama kararı çıkartılan Umut Altaş’ın babasının ifadeleri
ortaya çıktı.
Tunceli'de 5
Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2.
sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde
operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma
Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö.
bugün adliyeye sevk edildi.
Gözaltında bulunan şüpheli Mustafa Türkay Sonel ve hakkında yakalama kararı çıkartılan ABD'de bulunan arkadaşı Umut Altaş'ın 5 Ocak 2020 günü aynı araçta olduğu PTS kayıtları da dün ortaya çıkmıştı. Gözaltında bulunan Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı.
"Kaçak
yollarla ABD’ye abisinin yanına gitti"
Ekipleri
tarafından şüpheliye, hakkında yakalama kararı bulunan oğlunun ABD’ye nasıl, ne
zaman, hangi yollarla gittiği ve neden hiç gelmediği soruldu. Bunun üzerine
Umut Altaş, "Maddi durumum iyiydi doğrudur. Oğlum Umut, Türkiye’deki
şartların iyi olmamasından dolayı o dönem Türkiye’den ayrılıp ABD ülkesinde
bulunan diğer oğlum Sidar’ın yanına gitmeyi düşündü, ben de gitmemesini istedim
ama lafımı dinlemedi ve gitti. Tarihini tam hatırlamıyorum ama 2023 yılı
içerisinde Meksika ülkesine kadar turizm şirketim üzerinden yasal bir şekilde
havayolu ile gitti ve sonrasında kaçak yollarla ABD’ye abisinin yanına gitti.
Gittikten sonra 5 yıl ülkeye giriş çıkış yapamamasından dolayı hiç gelmedi.
Oğlum Umut Altaş ile yurtdışına gittikten sonra whatsapp üzerinden şu an
hafızamda olmayan fakat telefonumda ‘Umut Baba’ diye kayıtlı numara üzerinden
yaklaşık 4-5 ay öncesine kadar görüşüyorduk, 4-5 aydır da numaraya ulaşılamıyor
ve görüşmüyoruz, çünkü Umut’un ABD’de uyuşturucuya bulaştığını düşünüyorum.
ABD’deki diğer oğlum Sidar ile sık sık görüşüyorum ama Umut’un durumunu o da
bilmiyor ve haber alamıyormuş. Umut Tunceli'de iken de uyuşturucu madde
kullanıyormuş. Ben görmedim ama ABD’ye gittikten sonra arkadaşlarından
duymuştum. Oğlum genellikle Atatürk Mahallesi’nde bulunan kafelerde ve
mekanlarda Mustafa Türkay Sonel ve diğer arkadaşlarıyla takılırdı. Gençlik
Merkezine gider miydi bilmiyorum. Laf arasında da hiç geçmedi" dedi.
"Gençlik
merkezinde belirtilen tarihte aynı yerden baz vermesi olabilir"
Gülistan
Doku’nun kaybından 9 gün önce 27 Aralık 2019 tarihinde; Gülistan Doku, Umut
Altaş, Uğurcan Açıkgöz ve Mustafa Türkay Sonel’in saat 16.30 civarına kadar
birlikte gençlik merkezinden aynı yerden baz verdiğinin bilirkişi raporuyla
tespit edildiği ve Umut Altaş’ın Gülistan Doku’yla tanışıklığının ne seviyede
olduğunun sorulması üzerine Altaş, "Oğlum Umut Altaş’ın Uğurcan Açıkgöz ve
Mustafa Türkay Sonel ile yakın arkadaşlığı vardır ve genellikle birlikte zaman
geçirirlerdi. Gülistan Doku ile ilgili oğlumun arkadaşlığı olup olmadığın
bilmiyorum. Gençlik merkezinde belirtilen tarihte aynı yerden baz vermesi
olabilir. Oğlum, Uğurcan ve Türkay sürekli beraberlerdi ama Gülistan ile
diyaloglarını bilmiyorum, duymadım da" ifadelerini kullandı.
"Böyle
bir şeye oğlum dahil olmuş ise Allah belasını versin"
Gençlik
merkezinde uyuşturucu kullanıldıktan sonra Gülistan Doku'nun cinsel ilişkiye
girmeye rıza göstermediği için Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın Gülistan'ı
darbederek tecavüz ettiklerinin ve bu olaydan sonra Gülistan'ın hamile kaldığı
şeklindeki gizli tanık beyanının sorulması üzerine Altaş, "Oğlum o dönemde
alkol kullanıyordu, ama uyuşturucu kullandığını yurtdışına çıktıktan sonra
arkadaşlarından öğrendim. Oğlum Umut, Türkay, Zaıynal, Gülistan ve kız
arkadaşının gençlik merkezinde içki içip uyuşturucu madde kullanıp cinsel
ilişkiye girmeleri ile ilgili hiçbir bilgim yoktur. Böyle bir şey duymadım.
Eğer ki böyle bir şeye oğlum dahil olmuş ise Allah belasını versin. Ben
yukarıda Gülistan'ın köprüdeki son görüntüsü ile ilgili baz konumlarına bakılması
yönünde bir teoride bulundum ve bu soruda da benim varsayımım geçerlidir. Böyle
bir şeyden bilgim yok ama olabilir" dedi.
"Mustafa
Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum"
Altaş,
"Oğlumdan edindiğim bilgilere göre Mustafa Türkay o dönem silahla
geziyormuş. Bu silahın Uzi ya da normal tabanca olup olmadığını bilmiyorum bu
konuyu oğlum birkaç kez söylemişti. Hatta bir seferinde polis K noktasında atış
bile yapmışlar. Gülistan Doku’nun öldürülmesi ile ilgili herhangi bir fikrim
yoktur. Ben suçun işlendiği ile ilgili hiçbir şey gizlemedim. Yukarıda
sorduğunuz olay ile ilgili bir şey duymadım ilk kez şimdi sizden duydum. Oğlum
Şükrü’yü de tanır, Türkay’ı da tanır ama bir korucu tanıyıp tanımadığını
bilmiyorum. Benim de tanıdığım bir korucu yoktur. Umut’un ABD’ye gitme sebebini
de yukarıda anlattım. Yani ben göndermedim, o gitti. Türkiye’ye gelmeme sebebi
de 5 yıllık süre dolmamasından dolayıdır. Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya
iştirakım veya yardımım yoktur. Umut konusunda da kendisi ile defalarca ABD de
iken telefonla konuştuğumuzda sordum, bana ‘tanımıyorum, bilgim yok, birşeye de
tanık olmadım’ dedi. Fakat yine bir gün yaklaşık yine 3-4 ay evvel oğlum ile
telefonla koştuğumuzda ısrarlı bir şekilde bir şeye tanık oldun mu bir şey
biliyor musun diye sorduğumda ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını
çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum’ demişti. Başka bir konuşmada ise
‘Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım’ demişti.
Hatta bu konuşma esnasında sinirle telefonu kapattı. Para istemesini uyuşturucu
almak için olabilir ama neden tehdit edildiğini anlamadım. Ben de oğlum somut
bir şey gördün mü tanık oldun mu diye sorduğumda sadece bunları söylemişti"
dedi.
"Umut
belli ki bir şeyler saklıyor, bir şeylerden de korkuyor"
Altaş
ifadesinin devamında, "Ben yukarıda da söylediğim üzere Umut belli ki bir
şeyler saklıyor, bir şeylerden de korkuyor. Benim oğlum birisini öldüremez ama
birşeye şahit olmuş olabilir. 2020 yılı Ocak ayında da hal ve tavırlarında
değişiklik sezmedim. Türkay’ın neden Aygül’ü arattığı konusunda ise, acaba
Gülistan Doku kendi ablasına bazı şeyler mi anlattı da Türkay bunu öğrenmek
amaçlı Umut’a aratmış olabilir. Türkay uyanık birisi, oğlum ise sakin bir
kişiliğe sahip. Türkay oğlumu bu konuda kullanmış ve Aygül’ü aratmış olabilir.
Ben suçlu oğlum da olsa kayırma amacında değilim, tam tersine oğluma
bildiklerini söylemesi konusunda yukarıda da söylediğim üzere telkinlerde
bulundum. Oğlum ile görüşmesi için avukat dayısına da söyledim. Ama yine
söylüyorum oğlumun bildiği bir şeyler var ama söylemiyor, bana söylediklerini
de yukarıda anlattım. Ben birşeye şahit olmadım, ama Oğlum belli ki bir şeye
şahit olmuş. Hatta gizli tanık olması konusunda da uyarılarda defalarca
bulundum. Oğlum Umut’un kırmızı bülten çıkartılarak yakalanıp ülkemize
getirilip bu soruları cevaplaması için ne gerekirse yapılması soruşturmanın
selameti açısından faydalı olacaktır. Oğlum kişilik olarak ketum biridir ama
vicdan sahibidir, bildiklerini anlatmasını çok isterim. Oğlum ile bu konuları
telefonda konuşurken konuyu uzatmadan kısa cevaplar verip uzun konuşmanın önünü
kesiyordu. Tepki bile göstermiyordu" diye konuştu.