İhracatta rekabetin yeni anahtarı: "Katılımcı mevzuat yönetimi"
Asset GLI Genel Müdür Yardımcısı ve Gümrük Müşaviri Barış Çakır, dış ticareti ilgilendiren düzenlemelerin hazırlanma süreçlerinde özel sektörün daha etkin rol alması gerektiğini belirterek, kamu ile özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin mevzuatın uygulanabilirliğini ve regülasyon kalitesini artıracağını ifade etti.
Barış Çakır, yaptığı değerlendirmede küresel ticarette rekabetin artık yalnızca ürünler ve fiyatlar üzerinden değil, ülkelerin düzenleyici sistemleri üzerinden de şekillendiğini kaydetti.
Dış ticaret alanında hazırlanan mevzuatların şirketlerin maliyet yapılarından yatırım kararlarına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çeken Çakır, bu nedenle düzenlemelerin yalnızca hukuki açıdan değil, ekonomik ve operasyonel etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevzuat hazırlık süreçlerinde "katılımcı mevzuat yönetimi" anlayışının önem kazandığını belirten Çakır, düzenlemelerin doğrudan muhatabı olan sektör temsilcilerinin sürece daha fazla dahil edilmesinin uygulamada karşılaşılan sorunların azaltılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Çakır, "İhracatçılar, ticaret ve sanayi odaları, sektörel dernekler, lojistik firmaları ve gümrük müşavirleri gibi paydaşlar sahadaki uygulamaları yakından takip ediyor. Bu kurumların deneyimlerinden daha fazla yararlanılması, hazırlanan düzenlemelerin etkinliğini artıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Bazı düzenlemelerin uygulama aşamasında ilave maliyetler ve operasyonel zorluklar oluşturabildiğine işaret eden Çakır, yeterli istişare yapılmadan hayata geçirilen uygulamaların ihracat süreçlerini olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.
Özellikle dış ticaret işlemlerinde zamanın kritik öneme sahip olduğunu belirten Çakır, mevzuat kaynaklı gecikmelerin firmaların uluslararası rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili olabildiğini ifade etti.
Yeni düzenlemelerin hazırlanma aşamasında düzenleyici etki analizlerinin daha yaygın kullanılmasının önemine de değinen Çakır, bu sayede ekonomik, ticari ve operasyonel sonuçların önceden öngörülebileceğini bildirdi.
Çakır, Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulabilecek düzenli paydaş katılım mekanizmalarının kamu ile özel sektör arasındaki bilgi akışını güçlendireceğini belirterek, "Taslak düzenlemelerin sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirilmesi, hem uygulamada yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesini hem de daha nitelikli düzenlemelerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için öngörülebilir ve uygulanabilir bir mevzuat yapısının önem taşıdığını vurgulayan Çakır, kamu ve özel sektör arasında kurulacak güçlü iş birliğinin dış ticaret ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını sözlerine ekledi.
Barış Çakır, yaptığı değerlendirmede küresel ticarette rekabetin artık yalnızca ürünler ve fiyatlar üzerinden değil, ülkelerin düzenleyici sistemleri üzerinden de şekillendiğini kaydetti.
Dış ticaret alanında hazırlanan mevzuatların şirketlerin maliyet yapılarından yatırım kararlarına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çeken Çakır, bu nedenle düzenlemelerin yalnızca hukuki açıdan değil, ekonomik ve operasyonel etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevzuat hazırlık süreçlerinde "katılımcı mevzuat yönetimi" anlayışının önem kazandığını belirten Çakır, düzenlemelerin doğrudan muhatabı olan sektör temsilcilerinin sürece daha fazla dahil edilmesinin uygulamada karşılaşılan sorunların azaltılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Çakır, "İhracatçılar, ticaret ve sanayi odaları, sektörel dernekler, lojistik firmaları ve gümrük müşavirleri gibi paydaşlar sahadaki uygulamaları yakından takip ediyor. Bu kurumların deneyimlerinden daha fazla yararlanılması, hazırlanan düzenlemelerin etkinliğini artıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Bazı düzenlemelerin uygulama aşamasında ilave maliyetler ve operasyonel zorluklar oluşturabildiğine işaret eden Çakır, yeterli istişare yapılmadan hayata geçirilen uygulamaların ihracat süreçlerini olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.
Özellikle dış ticaret işlemlerinde zamanın kritik öneme sahip olduğunu belirten Çakır, mevzuat kaynaklı gecikmelerin firmaların uluslararası rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili olabildiğini ifade etti.
Yeni düzenlemelerin hazırlanma aşamasında düzenleyici etki analizlerinin daha yaygın kullanılmasının önemine de değinen Çakır, bu sayede ekonomik, ticari ve operasyonel sonuçların önceden öngörülebileceğini bildirdi.
Çakır, Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulabilecek düzenli paydaş katılım mekanizmalarının kamu ile özel sektör arasındaki bilgi akışını güçlendireceğini belirterek, "Taslak düzenlemelerin sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirilmesi, hem uygulamada yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesini hem de daha nitelikli düzenlemelerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için öngörülebilir ve uygulanabilir bir mevzuat yapısının önem taşıdığını vurgulayan Çakır, kamu ve özel sektör arasında kurulacak güçlü iş birliğinin dış ticaret ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını sözlerine ekledi.