Ortopedi – 3’te skandal ihmal iddiası: “Yanlış iğne yaptılar”

Kocaeli Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Bölümü’nde ameliyat edilen bir hastaya iddiaya göre Ortopedi – 3 servisinde yanlış iğne yapıldı. Aile görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu. 

İddiaya göre, Ali Çelik ses tellerindeki yara sebebiyle Kocaeli Şehir Hastanesi KBB Bölümü'nde muayene edildikten sonra ilk operasyonunu geçirdi. Hasta için ikinci bir ameliyat kararı alındı. İkinci operasyon sürecinde hasta Ortopedi 3 Servisi’ne yatırıldı.

"Yanlış iğne sonrası babamın kalbi durdu"

Babasının 28 Temmuz Salı günü ses tellerinden operasyon geçirdiğini ve ameliyat sonrasında durumunun iyi olduğunu belirten Eymen Çelik, olayın ameliyat sonrası serviste yaşandığını ifade etti. Çelik, süreci şu sözlerle aktardı:

"Saat 16.00 sıralarında hemşirenin odaya gelip yanlış iğne yapması sonucunda babam fenalaştı ve kalbi durdu. Doktorlar müdahaleye yaklaşık 6-8 dakika sonra geldi ve gelir gelmez bizzat yanımızda kalp masajına başladılar. Kalp masajına 2-3 dakika devam edip durdular. 'Neden duruyorsunuz, devam edin' diyerek tepki gösterdiğimde beni zorla odadan çıkarttılar ve o süreçte müdahaleye devam ettiler."

"Elektroşok cihazıyla odaya koştular"

Odadan çıkarıldığı esnada sağlık ekiplerinin elektroşok cihazı ile odaya girdiğini belirten Çelik, kalp ritminin monitörde görülmesinin ardından müdahalenin sürdüğünü söyledi. Olaydan yaklaşık 15-20 dakika sonra kendilerine bilgi verildiğini aktaran Çelik, "Bize 'Babanız iyi, ilaca alerjik reaksiyon gösterdi, yoğun bakıma alıyoruz, endişelenmeyin' denildi. Biz de o an bu açıklamaya inandık" ifadelerini kullandı.

"Hastane çalışanlarının mesajlaşması ortaya çıktı"

Gece saatlerine kadar babasından haber alamadıklarını ve bilgi almak için çabaladıklarını belirten Eymen Çelik, hastane personelinin kendi aralarındaki mesajlaşmalarına şahit olduklarını iddia etti:

"Gece saat 00.00 - 01.00 sıralarında iki hastane personeli yanımıza gelerek hasta çalışanlarının bulunduğu gruptaki yazışmaları gösterdi. Yazışmada özetle; '5. katta olaylar olmuş, hastanın kalbi durmuş, yanlış iğne yapılmış, hasta yakınlarına kesinlikle bilgi vermiyorsunuz, hasta yakınları ortalığı ayağa kaldırmış' şeklinde ifadeler yer alıyordu. Bu yazışma şu an elimizde mevcuttur."



"İsim vermeyince babamızı göstermediler"

Söz konusu mesajlaşmaların ardından duruma tekrar tepki gösterdiklerini ifade eden Çelik, yoğun bakım servisinde yaşananları şöyle anlattı:

"Bizi yoğun bakıma çağırdılar, kapıdan babamı gösterdiler ve 'Bu yazışmayı kimden aldınız?' diye sordular. İsim söylemediğimiz için 'Söylemiyorsanız babanızı göremezsiniz' diyerek güvenlik eşliğinde bizi dışarı çıkarttılar. İlerleyen süreçte ise hastane yönetimi bu yazışmaları kabul etmedi."

"Kulak burun boğaz hastasını cocuk servisine yatırdılar"

Babasının KBB hastası olmasına rağmen önce Ortopedi servisine, yoğun bakımdan çıktıktan sonra ise Çocuk Servisi'ne yatırıldığını öne süren Çelik, tıbbi süreçteki tutarsızlıklara dikkat çekti:

"Yoğun bakımdan çıkan bir hasta Çocuk Servisi'ne yatırıldı. Troponin değeri 43 iken bu insan yoğun bakımdan çıkarıldı; kontrol kanı bile almadılar. Ertesi gün saat 09.00'da apar topar taburcu ettiler. O anki telaşla önümüze konulan A4 kağıtlarını imzalattılar, neyi imzaladığımızı bile bilemedik."

"Epikriz raporu eksik, vücudunda şok izleri var"

Düzenlenen epikriz raporunun eksik ve gerçeğe aykırı olduğunu iddia eden Çelik, raporda uygulanan kritik tıbbi müdahalelerin yer almadığını savundu:

"Epikriz raporunda kalp masajı yapıldığı ve elektroşok uygulandığı asla yazmıyor. Oysa babamın vücudunda elektroşok (defibrilatör) izleri vardı, bunların fotoğrafları elimizde mevcut. Babam kendine geldiğinde 'Başımda 4 joule, 5 joule yükleyin diye bağırıyorlardı' diyerek yapılanları hatırladı. Ayrıca raporda ilaçlar arasında birer saat ara verildiği yazılmış ancak hemşire damar yolundan enjeksiyonu yaptıktan hemen sonra serumu taktı. Bir saatlik ara kesinlikle yoktu."

"Güvenlik görevlilerinin müdahalesine uğradık"

Olay günü yaşanan arbede sırasında güvenlik görevlileri tarafından darp edildiklerini de öne süren Eymen Çelik, acil serviste darp raporu alırken de engellerle karşılaştıklarını iddia etti:

"Babamız içeride fenalaştığı için tepki gösterdik, bağırıp çağırdık ama kimseye zarar vermedik. Güvenlik görevlileri hıncını alamayıp ayaklarımı ezdi; anneme, ablama ve kardeşime müdahalede bulundu. Gece acil servise darp raporu almaya gittiğimde odaya takım elbiseli kişiler girdi ve başta rapor verilmek istenmedi. Sonradan basit bir darp raporu düzenlendi."


"Tüm süreç şeffaflıkla araştırılsın"

Yaşanan olayın basına yansımasının ardından haberlerin kaldırılmaya çalışıldığını öne süren Eymen Çelik, Sağlık Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığına çağrıda bulundu:

"Madem bir ihmaliniz yok, neden bu haberleri kaldırtıyorsunuz? Sosyal medyada benzer mağduriyetleri yaşayan yüzlerce hastanın yorumu var. Biz ameliyatı yapan doktordan memnunca ayrıldık, operasyon başarılıydı. Ancak servisteki hemşirelerin ve asistanların büyük ihmali söz konusudur. Kamera kayıtlarının, doktorun odaya geliş süresinin ve 28 Temmuz günü saat 16.00’daki tüm olayların şeffaf ve bağımsız bir şekilde incelenmesini, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini talep ediyoruz."