Zabıtanın kayıp eşya envanteri hayrete düşürüyor
Kocaeli'de
vatandaşların düşürdüğü veya unuttuğu eşyalar zabıta ekiplerince titizlikle
korunuyor. Gırgırdan cep telefonuna, ziynet eşyasından termosa kadar akla
gelebilecek her türlü eşyanın bulunduğu emanet deposu görenleri şaşırtırken,
ekipler bu eşyaları sahiplerine ulaştırmak için yoğun mesai harcıyor.
Vatandaşların
kentin farklı noktalarında unuttuğu veya kaybettiği eşyalar, Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığının güvenli ellerinde asıl sahiplerini
bekliyor. 7/24 esasına görev yapan zabıta ve güvenlik ekiplerinin dikkati ya da
duyarlı vatandaşların teslimiyle koruma altına alınan eşyalar arasında
kimlikten cep telefonuna, çocuk bisikletinden ziynet eşyasına, patenden araç
anahtarı ve plakasına kadar envaiçeşit ürün yer alıyor.
Yılda
yaklaşık 2 bini aşkın ürünün tutanakla kayıt altına alındığı ve 153 Çağrı
Merkezi üzerinden kolaylıkla sorgulanabilen sistemde bazı eşyalar asıl
sahiplerine ulaştırılırken, sahibi bulunamayan ürünler ise ihtiyaç sahiplerine
ve kurumlara bağışlanarak kamu yararına değerlendiriliyor.
"İçinde
ne olduğunu ayrıntılı şekilde tutanağa işliyoruz"
Kocaeli
Büyükşehir Belediyesi Zabıta Şube Müdürü Faruk Tarı, yaptığı açıklamada, kamuda
kayıp eşyaların teslimiyle ilgili yaşanan karmaşayı gidermek amacıyla 2012
yılında Kayıp Eşya Komisyonunu kurduklarını belirtti.
Bulunan
eşyaların tutanakla teslim alındığını aktaran Tarı, "Vatandaşlarımızın
kaybettiği eşyaya hızlı ulaşabilmesi için arkadaşlarımızı görevlendirdik.
Özellikle çantalarda kimlik olması durumunda biz sahibine çok kolay şekilde
ulaşabiliyoruz. Kimlikten mahallesinin muhtarına ulaşıyoruz, bir banka kartı
olduğu zaman bankasına ulaşabiliyoruz. Vatandaşların kimlik, ehliyet veya kredi
kartlarını yeniden çıkarmakla uğraşmadan, mağduriyet yaşamadan eşyalarına
kavuşmasını sağlıyoruz. Özel durumu olan, yaşlı veya engelli vatandaşlarımızın
eşyalarını bizzat evlerine kadar götürüp teslim ediyoruz. Vatandaşlarımıza da
eşyalarını yine tutanakla teslim ediyoruz" dedi.
Sahibine
ulaşılamayan ziynet eşyası ve paralara ne oluyor?
Tarı,
ulaşılamayan eşyalarla ilgili yasal prosedürleri uyguladıklarını dile
getirerek, altın gibi fiziki olarak saklanması zor olan ziynet eşyalarını
bozdurup Büyükşehir Belediyesinin emanet hesabına yatırdıklarını söyledi.
Emanet hesaba alınan nakit para ve dövizlerin 5 yıl boyunca bekletildiğini, bu
süre zarfında sahibinin müracaat etmemesi halinde tutarın mülkiyetinin kamuya
geçirildiğini anlatan Tarı, şunları kaydetti:
"Komisyon
kararına göre, altınları altın hesabında saklayamadığımız için doğal olarak
bunları bozdurmak zorunda kalıyoruz. Altınları bozduruyoruz, Büyükşehir
Belediyemizin emanet hesabına alıyoruz. 5 yıl bunlar hesapta duruyor. Tabii
takibini arkadaşlarımız yapıyor. 5 yıl sonunda vatandaşımız gelip almadıysa
bunları artık Büyükşehir'in mülkiyetine, kamuya geçiriyoruz. 5 yıl içinde
vatandaşımız gelip bize başvurduğunda sorguluyoruz, eğer tespitini yaparsak
teslim ediyoruz. Tabii cep telefonları da oluyor. Bunları da mecburen en az 1
yıl saklıyoruz. Kişisel Verileri Koruma Kanunu'na uygun olarak bazen
telefonlara kart takıp içinden bir numara bularak sahiplerine ulaşmaya
çalışıyoruz."
Sahibi
bulunamayan eşyalar kurumlara bağışlanıyor
Bazı
eşyaların ise kamu yararına değerlendirildiğinin altını çizen Faruk Tarı,
sözlerine şöyle devam etti:
"Bir ay
önceki toplantımızda alınan karara istinaden, çocuk esirgeme kurumlarıyla
iletişime geçtik. Örneğin bisiklet, scooter ve saatler gibi çocukların
kullanabileceği ürünleri bu kurumlarımıza teslim ettik. Ayrıca şemsiyeler
vardı, bunların da huzurevimizde konaklayan vatandaşlarımız için uygun
olabileceğini düşündük. Kısacası sahibine ulaşamadığımız için mülkiyetini
kamuya geçirdiğimiz tüm ürünleri en verimli şekilde nerede değerlendirebilirsek
o kurumlarımıza teslim ediyoruz. Bazı kullanılmış ve artık kullanılamayacak
şekildeki eşyaları ise fotoğraf ve videolarını çekerek imha ediyoruz."
Tarı,
vatandaşlardan güzel geri dönüşler aldıklarına da dikkati çekerek, "Çok
güzel geri dönüşler alıyoruz Şunun farkındayız; vatandaşımızın kaybettiği
eşyayı ona ulaştırabilmek için canla başla çalışıyoruz" diye konuştu.
İlginç kayıp
vakaları
Sahiplerine
ulaşılamayan nüfus cüzdanlarının Nüfus Müdürlüğüne, ehliyet ve ruhsatların
Trafik Ruhsat Müdürlüğüne, Kocaelikartların ise Ulaşım Dairesi Başkanlığına
gönderildiğini belirten Tarı, karşılaştıkları ilginç olaylara ilişkin ise
şunları paylaştı:
"Yaklaşık
9 yıl önce çok üzücü bir tren kazası olmuştu. Tabii bu bulunan cep telefonunun
tren kazasından dolayı kaybolduğunu bilmiyorduk. Arkadaşlarımız Sekapark
mevkisinde cep telefonunu buldu. Telefonu açarak sahibine ulaşmaya çalıştık,
içindeki rehberden birkaç kişiyi aradık. Aradığımız bir kişi, 'Kocaeli'de
akrabam yok, bizim değildir' demişti. Meğerse vatandaşımız tren kazası sonucu
telefonunu orada düşürmüş. Kendisinin Kocaeli ile doğrudan bir alakası yok. Ya
Konya'dan ya da Ankara'dan İstanbul'a giderken, kazanın ardından cep telefonunu
düşürmüş. Biz ilginç bir şekilde cep telefonunu kendisine ulaştırmıştık. Ayrıca
başka bir gün de kamyondan büyük bir koli malzeme düşmüş. Tabii arkadaşlarımız
hemen önlemlerini aldı, ilgili trafik ekiplerini çağırdı. Koliyi teslim aldık,
içinden yeni ayakkabılar çıkmıştı. Üzerindeki faturadan iletişime geçerek
firmaya söz konusu koliyi teslim ettik. Firma da Tekirdağ'da çıktı. Böyle
durumlarla karşılaşabiliyoruz."
Tarı, kayıp
eşya listelerinin vatandaşların haberdar olması için belirli periyotlarla
belediyenin sosyal medya hesapları ve basın aracılığıyla duyurulduğunu da
sözlerine ekledi.