"Siyaset, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Birliği Genel Merkezi’nde "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Bakan Çiftçi, "Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Genel Merkezi’nde açılan "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Programa Bakan Çiftçi’nin yanı sıra, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarır katıldı. Açılışta konuşma yapan Bakan Çiftçi, "Milli Türk Talebe Birliği, bizim koordinatlarımızın çizildiği, fikir dünyamızın şekillendiği, dava şuurunun ruhlarımıza sindiği bir adres, bir cemiyettir. Milli Türk Talebe Birliği; Medine’de ruhuyla Ravza’yı bekleyen, kefenini giyip Anadolu’ya yürüyen, erenleriyle gönüllere giren, savletiyle Doğu’yu ve Batı’yı titreten, Kudüs’ü doruklarda bekleyen, Sultan Alparslanların, Fahrettin Paşaların, Ahmet Yesev’lerin, Abdülhamid Hanların iradelerini kuşananların cemiyetidir. Milli Türk Talebe Birliği; ’Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ diyen, Anadolu’nun saf çocuğunu ayağa kaldıran, dava taşını gediğine koyan, Ayasofya’nın zincirlerini kıran, yeniden minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’leri okutturan milletin adamı, muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cemiyetidir, ocağıdır" diye konuştu.

"Başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez"
Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Bugün burada bir siyaset okulu vesilesiyle bir araya gelmiş olsak da, aslında konuşacağımız mesele yalnızca bir siyaset teorisi ya da siyaset pratiği değildir. Bugün burada konuşacağımız mesele; bir medeniyetin anlamı, bir milletin istikameti ve bir gençliğin omuzlarına yüklenen büyük sorumluluktur. Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi.

"Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır"
Çiftçi, "Bugün sizler yalnızca bir üniversite öğrencisi, bir genç insan değilsiniz. Sizler aynı zamanda, bu milletin yarınını şekillendirecek olan iradenin temsilcilerisiniz. Bu yüzden taşıdığınız sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değildir, tarihi bir sorumluluktur. Güçlü olanın haklı sayıldığı, çıkarın adaletin önüne geçtiği bir düzende huzur mümkün değildir. Siyaset, makam, mevki, şan, şöhret için aracı kılınacak bir uğraş alanı da değildir. Siyaset; hırs, kibir ve enaniyeti tatmin aracı da değildir. Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır. Bugün Türkiye, tarihinin en kritik eşiğindedir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye de bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bizim coğrafyamız sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bir sorumluluk alanıdır. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, bu sorumluluğun farkında olmanın bir ifadesidir. Bu vizyon sadece ekonomik kalkınmayı değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve fikri bir yükselişi hedeflemektedir. ‘Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ ideali, ancak bu çok boyutlu anlayışla mümkün olabilecektir. Sizlere tavsiyem; daha çok okuyun, farklı düşünceleri tanıyın ama kendi medeniyetinizin perspektifini de kaybetmeyin. Eleştirin, sorgulayın, tartışın ama bunu yaparken ahlaktan ve saygıdan asla taviz vermeyin. Çünkü gerçek entelektüellik sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda erdem sahibi de olmaktır. Bizler sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek için çalışmak, üretmek ve kendimizi de geliştirmek zorundayız" şeklinde konuştu.