Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "İhracatımızı 36 milyar dolardan 278
milyar dolara, imalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar
doların üstüne çıkardık. Ülkemizi dünyanın sayılı üretim ve teknoloji
geliştirme üsleri arasına taşıdık" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli'de düzenlenen elektrikli
Iconıc - 3 araçlarının Türkiye'de seri üretim başlangıç törenine katıldı.
Programda, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi
Sukjong Boo ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş de yer
aldı.
"Küresel ekonominin adeta kabuk değiştirdiği dönemdeyiz"
Bakan Kacır, programda yaptığı konuşmada, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme
değinerek, "Küresel ekonominin adeta kabuk değiştirdiği; yerleşik
kabullerin çatırdağı bir dönemdeyiz. Uluslararası ticarette maliyet avantajını
merkeze alan anlayış, yerini tedarik güvenliğini, teknoloji yetkinliğini ve
stratejik dayanıklılığı önceleyen yeni bir yaklaşıma bırakıyor. Yerinde
üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ekonomi
politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin gelişim ivmesiyle beraber ülkeler;
kritik teknolojilerde kendi kabiliyetlerini ve kapasitelerini genişletecek
politikaları benimsiyor. Özellikle gelişmiş ekonomiler; üretim altyapılarını
tahkim etmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve stratejik yatırımları
kendi coğrafyalarına çekmek için daha etkin ve müdahaleci uygulamaları devreye
alıyor. Ancak bu ülkelerde uzun yıllar boyunca sürdürülen, sanayiyi zayıflatan
politikaların yol açtığı kayıpların, bugün atılan adımlarla ne ölçüde telafi
edilebileceği ise belirsizliğini koruyor" dedi.
"Türkiye'nin sanayi üretimi yüzde 31 arttı"
Türkiye'nin sanayi üretimindeki artışa dikkat çeken Kacır, Avrupa'nın önde
gelen ekonomileriyle karşılaştırma yaparak şunları söyledi:
"Bakınız jeopolitik gerilimler, artan enerji maliyetleri, verimlilik
sorunları ve rekabet baskısıyla karşı karşıya kalan sanayi üretim endeksi,
pandemi öncesi döneme göre Almanya'da yüzde 11,5; İtalya'da yüzde 5,8;
Fransa'da ise yüzde 3,3 aşağıda seyrediyor. Aynı dönemde Türkiye'nin sanayi
üretimini yüzde 31 artırmış olması ise; araştırma ve inovasyon kapasitemizi
güçlendiren desteklerimizin, planlı sanayileşmeyi yaygınlaştıran adımlarımızın,
nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımların ve katma değerli üretimi
önceleyen politikalarımızın önemini açıkça ortaya koyuyor"
"İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık"
Son 23 yılda ihracat ve imalat sanayisinde kaydedilen gelişmelere ilişkin
rakamları paylaşan Kacır, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23
yılda uyguladığımız üretim ve yatırım odaklı ekonomi modelimiz sayesinde,
ihracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayi katma
değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üstüne çıkardık. Ülkemizi
dünyanın sayılı üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık. Üretim
kabiliyeti ve küresel değer zincirleriyle kurduğu güçlü bağlarla Türkiye,
bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar
çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Bu başarıları; ‘Güçlü
Sanayi, Güçlü Türkiye' vizyonumuzu sahiplenen, üreten, geliştiren, yeniliğe
cesaret eden girişimcilerimiz, sanayicilerimiz, mühendislerimiz ve
emekçilerimiz ile birlikte elde ettik" diye konuştu.
"Otomotiv sektörünün üretimi 1,5 milyon adede yükseldi"
Otomotiv sektörünün üretim, ihracat ve istihdamdaki yerine değinen Bakan Kacır,
"Son 23 yılda üretimini 357 bin adetten 1,5 milyon adede; ihracatını ise
4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara yükselten otomotiv sektörümüz; Türk
sanayisinin öncü sektörleri arasındadır. Ana sanayide 60 bin, yan sanayide ise
250 bine yakın vatandaşımızı istihdam eden sektörümüz, oluşturduğu geniş değer
zinciri ve güçlü çarpan etkisiyle; lojistikten yazılıma, demir-çelikten
elektroniğe kadar pek çok alanda üretimi, yatırımı ve istihdamı besliyor;
Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağlıyor."
"1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 projenin önünü
açtık"
Otomotiv sektörüne sağlanan yatırım teşviklerine ilişkin konuşan Kacır, şöyle
devam etti:
"Ülkemiz açısından böylesine stratejik bir sektörün rekabet gücünü
artırmak ve teknoloji geliştirme kapasitesini derinleştirmek üzere Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı olarak çok boyutlu bir destek mimarisini devreye aldık.
2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi
firmalarına ait toplam 1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880
projenin önünü açtık. Küresel rekabetin yeni şartlarını ve ülkemizin stratejik
önceliklerini esas alarak yenilediğimiz teşvik sistemimizde; otomotiv sanayinde
nitelikli yatırımlara sunduğumuz desteklerin kapsamını ve ölçeğini
büyüttük."
Otomotiv sektöründeki yüksek teknoloji yatırımlarına sağlanan finansman
desteğine değinen Kacır, "Otomotiv sektöründe toplam 57 milyar liralık
yatırım büyüklüğüne sahip 6 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer
odaklı kalkınma hedeflerini destekleyen Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi
Programı kapsamında, uygun finansman imkânlarıyla buluşturduk. Tarihimizin en
büyük ölçekli yüksek teknoloji destek programı HIT-30'un mobilite ve batarya
üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik
yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz" dedi.
"Bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı tarihi bir dönüşüme şahitlik
ediyoruz"
Küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan teknolojik dönüşüme işaret eden Bakan
Kacır, "Başarılı bir sanayi politikasının temelinde; doğru teşvik ve
destek araçlarını, geleceği öngören, değişimi zamanında okuyabilen ve dönüşüme
yön veren güçlü bir vizyonla buluşturmak vardır. Bakınız, küresel otomotiv
endüstrisinde bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı tarihi bir dönüşüme
şahitlik ediyoruz. Batarya maliyetlerinin azalması, yeşil dönüşüm hedefleri ile
bağlantılı ve otonom sürüş teknolojilerindeki hızlı ilerleme; otomotiv
sektöründe değer zincirinin tüm halkalarını yeniden tanımlıyor. Aynı zamanda
kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara talebini artırıyor."
"Togg'u hiçbir zaman salt bir otomobil projesi olarak görmedik"
Togg'un Türkiye'nin mobilite ekosistemindeki rolüne ilişkin Kacır, "Milli
Teknoloji Hamlesiyle teknoloji geliştirme ve üretmede iddia sahibi bir ülke
olarak, küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri Türk otomotiv sanayii için
bir fırsat penceresine dönüştürmeye kararlıyız. Bu vizyonun en somut
adımlarından biri olarak, yerli ve milli otomobilimiz Togg'u elektrikli ve
akıllı bir mobilite platformu olarak hayata geçirdik. Biz Togg'u hiçbir zaman
salt bir otomobil projesi olarak görmedik; Batarya teknolojilerinden yazılıma,
güç elektroniğinden şarj altyapısına ülkemizde bütüncül bir mobilite
ekosisteminin oluşmasına öncülük edecek teknoloji hamlesinin kritik bir halkası
olarak kurguladık. Bugün Togg; binlerce emekçimizin çalıştığı otomotiv
sanayimizin rekabet gücünü koruma, sektörümüzü yeni nesil teknolojilerle
dönüştürme ve Türkiye'yi mobilitenin geleceğinde söz sahibi ülkeler arasına
taşıma irademizin en güçlü yansımalarından biridir" diye konuştu.
"Yatırımcılara 1 milyarlık nüfusa engelsiz erişim imkanı sunuyoruz"
Türkiye'nin yeni nesil mobilite yatırımları açısından sahip olduğu avantajlara
değinen Kacır, şöyle konuştu:
"Türkiye; köklü sanayi birikimi, güçlü tedarik ekosistemi, gelişmiş
lojistik altyapısı ve geniş pazarlara erişim imkanıyla, yeni nesil mobilite
yatırımlarının ölçeklenebileceği müstesna ülkelerden biridir. Bakınız, Gümrük
Birliği ve imzaladığımız serbest ticaret anlaşmalarıyla, yatırımcılara 1
milyarlık nüfusa engelsiz erişim imkanı sunuyoruz. Avrupa değer zincirlerinin
en önemli oyuncularından biriyiz. 1,6 trilyon dolarlık ekonomi ve 86 milyonluk
nüfusumuzla geniş bir iç pazara sahibiz. Bugün birçok gelişmiş ülkede dahi
bulunmayan ulaştırma ağını son 23 yılda oluşturduk. Türkiye'nin yollarındaki
araç sayısını 7,6 milyondan 33 milyon 600 bine yükselttik."
.png)






Yorumlar