GRAMALTIN 6.276,43 DOLAR 47,2101 EURO 53,9123 BIST 100 9.404,89 STERLİN 63,1772 BITCOIN $65.794
Facebook TwitterX Instagram YouTube

Arama Haber Code Logo
SON DAKİKA
Son Dakika Haberleri Sola Kaydırma İkonu Son Dakika Haberleri Sağa Kaydırma İkonu
Reklam Alanı 101

HABERLER

Dilovası faciası davasında 3. duruşma

Giriş: 21.07.2026 11:25 | Güncelleme: 21.07.2026 11:27
Paylaş
Dilovası faciası davasında 3. duruşma

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın 3. duruşması görülüyor. Duruşma öncesinde bir araya gelen mağdur aileler, gözyaşları içinde açıklamalarda bulundu.

Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda görülen dava öncesinde cezaevi önünde toplanan aileler, adaletin tecelli etmesini beklediklerini ifade etti.  Davanın boyutu ve hukuki süreçteki son gelişmeler hakkında bilgi veren Baro Başkanı Av. Kadir Caner Karakadılar, "Kamu görevlileri hakkındaki iddianame dosyaya girdi” dedi.

Olayın üzerinden yaklaşık 10 ay geçtiğini ve bugün 3'üncü celsenin gerçekleştirildiğini ifade eden Baro Başkanı Av. Kadir Caner Karakadılar, “Olayın ilk olduğu günden beri Kocaeli Barosu olarak gerek olay yerine giderek gerekse ailelerimizle, gerekse ailelerimizi temsil eden avukatlarımızla birçok kez bir araya geldik. Bu dosyanın soruşturma sürecinden beri onlarla birlikte takip ettik" şeklinde konuştu.

"İnsan hayatına verilen önemi gözler önüne serdi"

İşletmedeki ihmallere dikkati çeken Karakadılar, "Az önce sendika sekreterimizin ifade ettiği gibi bu kaza belki de Ravive Kozmetik dosyası, Türkiye'de iş cinayetlerinin nasıl hunharca, en kötü şekilde işlenebileceğinin belki de en yegâne örneği oldu. Yani parlayıcı, yanıcı, patlayıcı bir kimyasal türevi ihtiva eden maddelerin depolandığı, ürün olarak paketlendiği bir işletmede en ufak bir yangın tedbirinin alınmaması gerçekten bu ülkede insan hayatına verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi" ifadelerini kullandı.

"Yıkım kararı olan işletmeye ruhsat verilmiş"

Çalışma şartları ve ruhsat sürecindeki eksikliklere değinen Karakadılar, "Yaklaşık 4 yıl önce yıkım kararı olan bir işletmede, kazadan 1 yıl önce tekrar iş yeri açma ruhsatı verilmesi, akabinde burada hiçbir denetimin yapılmaması, çalışanların tamamına yakınının sigortasız ve günlük yevmiyelerle çalıştırılması, onlara iş yerinde yemek ve çay dahi verilmemesi; insanlık onurunu aşağılayan çalışma şartlarının olması... Bunların hepsi değerlendirildiğinde bu kaza aslında, bizler açısından Türkiye'de yaşanmaması için bu kazadan alınması gereken dersleri bu dosyada almamız gerekiyor" dedi.

"Kamu görevlileri hakkındaki iddianame dosyaya girdi” 

Davanın boyutu ve hukuki süreçteki son gelişmeler hakkında bilgi veren Karakadılar, şunları söyledi:

"Bu dosyada daha önce de ifade ettim; sadece sorumluların yargılandığı, cezasını alması gereken bir dosya değil; burada aslında kamu vicdanının bu dosyada yer aldığını ifade etmek istiyorum. Bugün 3. celsey burada hep birlikte izleyeceğiz. Dosyaya 1-2 gün önce kamu görevlileriyle ilgili soruşturma tamamlandı, iddianame girdi. Bu demek oluyor ki davası açıldı ve birleştirme kararı verildi. Ancak o dosyadaki sanıkların artık bu duruşmaya davet edilip edilmediğini henüz bilmiyoruz. Birazdan mahkemeye girdiğimizde hep birlikte bunu göreceğiz, öğreneceğiz. İlerleyen aşamalarda kamu görevlilerinin de savunmalarının alınmasından sonra mahkemece muhtemelen yeniden bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacaktır ama keşif yapılması artık muhtemel değil. Çünkü artık biliyorsunuz ki kazadan 2-3 gün sonra oradaki işletme yıkıldı."


"Davanın Gebze’de görülmesini talep ediyoruz"

Duruşmanın yapıldığı yerle ilgili yetki itirazında bulunduklarını belirten Karakadılar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu kaza Dilovası'nda oldu. Yetki anlamında Gebze Adliyesi'nin yetki sınırları çerçevesinde bu davanın görülmesi gerekirken bu kadar insan Kandıra yerleşkesinde, daha önce terör örgütünün sanıklarının yargılanması için yapılan bu duruşma salonuna geliyor. Burada işte görüyorsunuz; hastalıklarla uğraşan insanlar var, evlat acıları yaşayan, kardeş acıları yaşayan insanlar kilometrelerce yoldan, uzaktan geliyor. Bundan sonraki celselerde bizim talebimiz şudur ki; davanın yetkili olduğu yerde görülmesi... Gebze Adliyesi, Türkiye Cumhuriyeti buna elverişli koşulları sağlamakta muktedirdir. Bundan sonraki talebimizde davanın Gebze'de görülmesini talep ediyoruz."

" 9 aydır adalet bekliyoruz"

Duruşma öncesinde basın mensuplarına konuşan mağdur baba Nevzat Taşdemir, "Ben Nevzat Taşdemir. Nisa Taşdemir'in babasıyım. 9 aydır adalet bekliyoruz. Bugün de yani burada bir şey çıkacağını zannetmiyorum. Bizim her buraya gelişimizde etrafımız sarılıyor. Bugün burada olduğumuz halde yine sanıklar, akrabaları tarafından yine etrafımız sarılıyor. Adamlar yine burada. Sürekli tehdit altındayız" dedi.


"Sanıklar tek tek serbest bırakılıyor"

Yargılama sürecindeki tahliyelere tepki gösteren Taşdemir, "Biz kendi evlatlarımızın acısını unutmazken sanıklar tek tek serbest bırakılıyor. Biz adalet istiyoruz, adalet bekliyoruz. Bizim devletimizden beklediğimiz bu" ifadelerini kullandı.

"Gebze'de mahkemeye çıkmak istiyoruz"

Davanın görüldüğü yerin ulaşım ve psikolojik açıdan zorluk oluşturduğunu dile getiren Taşdemir, "Bizim mahkememizin buradan olmaması... Ben evladımın acısıyla, öfkesiyle buradayken gidip gelmekten zorluk çekiyorum. Gebze'de mahkememin olacağı yerde beni Kandıra Cezaevi'nde sanki sanık benmişim, tutuklu olan benim, beni mahkeme salonuna alıyorlar. Bunu istemiyoruz. Gebze'de mahkemeye çıkmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Yorumlar

×

Haber Arama