Adil Kurban, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 1922’de kazanılan Büyük Zafer’in yalnızca askeri bir başarı değil, Türk milletinin kendi geleceğini tayin etme iradesinin tarihi ilanı olduğunu belirtti. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bağımsızlık anlayışının bilim, teknoloji, sağlık ve nitelikli insan gücüyle daha ileri taşınması gerektiğine işaret eden Kurban, Türkiye’nin yetişmiş hekim gücünün stratejik bir değer olduğuna dikkat çekti.
Adil Kurban, yıllar süren eğitim ve büyük bir bilimsel birikimle yetişen hekimlerin çalışma şartlarının, mesleki itibarının ve hukuki güvencelerinin korunmasının yalnızca sağlık çalışanlarının değil, doğrudan ülkenin geleceğinin meselesi olduğunu vurgulayarak, "Hekimlerimizi yalnızca hastane koridorlarında hatırlayamayız. Salgında, depremde, afette, savaşta ve hayatın en kritik anlarında sorumluluk alan hekimlerimizin haklarını olağan zamanda da korumak zorundayız. Hekimine sahip çıkmak, Türkiye’nin yetişmiş insan gücüne sahip çıkmaktır" dedi.
"HEKİMSEN yalnızca itiraz eden değil, çözüm üreten bir mücadele yürütüyor"
HEKİMSEN’in kuruluşundan bu yana hekimlerin ekonomik ve özlük haklarının yanı sıra sağlıkta şiddet, malpraktis, çalışma şartları ve mesleki güvence gibi yapısal sorunların çözümü için mücadele yürüttüğünü belirten Kurban, sendikacılığın yalnızca sorunları gündeme getirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Kurban, HEKİMSEN’in hedefinin hekimlerin sorunlarını günübirlik talepler üzerinden değil, kalıcı ve kurumsal düzenlemelerle çözmek olduğunu belirterek, "Biz hekimlerin yalnızca bugünkü sorunlarını değil, Türkiye’de hekimliğin geleceğini konuşuyoruz" diye konuştu.
30 Ağustos mesajında Hekimlik Meslek Kanunu vurgusu
Kurban, HEKİMSEN’in uzun süredir üzerinde çalıştığı Hekimlik Meslek Kanunu çalışmalarına da dikkat çekerek, hekimlik mesleğinin hak, yetki, sorumluluk ve güvencelerinin çağın ihtiyaçlarına uygun, bütüncül bir hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Sağlıkta şiddetten malpraktise, mesleki bağımsızlıktan çalışma şartlarına kadar hekimleri ilgilendiren temel meselelerin kalıcı çözümlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kurban şöyle devam etti:
"Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye, hekimlik mesleğinin geleceğini parçalı düzenlemelerle değil, güçlü ve çağdaş bir hukuk sistemiyle güvence altına almalıdır. Hekimlik Meslek Kanunu için verdiğimiz mücadeleyi bu nedenle yalnızca bir sendikal talep olarak görmüyoruz. Bu, Türkiye’nin sağlık sisteminin geleceğine ilişkin yapısal bir meseledir. Başladığımız bu mücadeleyi sonuçlandırmakta kararlıyız."
"30 Ağustos’un bize bıraktığı miras, vazgeçmemektir"
Milli Mücadele’nin en önemli derslerinden birinin zor şartlar karşısında geri adım atmamak olduğunu belirten Kurban, HEKİMSEN’in hekimlerin hakları konusunda yürüttüğü mücadelenin de kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Kurban mesajını şu sözlerle tamamladı:
"30 Ağustos bize yalnızca nasıl zafer kazanıldığını değil, bir milletin geleceği söz konusu olduğunda neden vazgeçilmemesi gerektiğini de öğretmiştir. Biz de hekimlerimizin emeği, itibarı, güvenliği ve geleceği için başladığımız mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bilimine sahip çıkan, hekimini koruyan ve yetişmiş insanını geleceğe taşıyan bir Türkiye, çok daha güçlü bir Türkiye olacaktır. Başta Büyük Zafer’in Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle; kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. Milletimizin ve büyük bir fedakârlıkla ülkemize hizmet eden tüm hekimlerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun."








Yorumlar