Düzenlenen "Yükseköğretim Çalıştayı 2: Araştırmadan Kariyere - Dönüşen Üniversite-Sektör İlişkisi" etkinliğinde, yükseköğretimin değişen teknoloji ve bilgi ekonomisi ekseninde nasıl dönüşmesi gerektiği ele alındı. Üniversite-sektör ilişkisinin artık yalnızca staj ve istihdamla sınırlı olmadığına dikkat çekilen çalıştayda; araştırma-geliştirme, inovasyon, ortak öğrenme ve kariyer ekosistemlerinin birlikte tasarlanmasının önemine vurgu yapıldı.
Çalıştayın açılış konuşmalarını Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ile IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna yaptı.
"Sektörler müfredatlardan daha hızlı değişiyor"
Yükseköğretimin artık ekonomik kalkınmanın ve küresel rekabetin merkezinde yer aldığını belirten Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, "Dünyada yaklaşık 250 milyon olan yükseköğretim öğrenci sayısının 2040 yılında 600 milyona ulaşması bekleniyor. Türkiye yükseköğretime erişimde önemli bir aşama kaydetti, artık odak noktamız kalite, uzmanlaşma ve küresel rekabet gücü olmalı" dedi.
Öğrencilerin beklentilerinin değiştiğini ifade eden Hatipoğlu, "Sektörler müfredatlardan daha hızlı değişiyor. Öğrenciler artık sadece diploma değil; güncellik, yetkinlik ve gelecek güvencesi talep ediyor. Üniversiteler de yalnızca mezun veren kurumlar olmaktan çıkarak bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve sanayiye yön veren merkezlere dönüşüyor" diye konuştu.
Hatipoğlu, üniversite-sektör ilişkisinin artık farklı bir boyuta geçtiğini belirterek, "Üniversite-sektör ilişkisi artık sadece staj ve istihdamdan ibaret değil; araştırmadan inovasyona uzanan ortak bir üretim modeline dönüşüyor. Geleceğin üniversitesi tek başına inşa edilemez. Ortak programlar, ortak araştırmalar ve ortak öğrenme modelleri geliştirmek artık bir tercih değil, zorunluluk" ifadelerini kullandı.
"Teknolojiye korkuyla değil, dönüşüm fırsatı olarak bakmak gerekiyor"
IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna ise değişimin merkezinde iş birliği olduğunu vurgulayarak "Birlikte öğrenmek, birlikte değişmek ve birlikte dönüşmek zorundayız. Her teknoloji dönüşümünde benzer kaygılar yaşandı. Ancak her yeni teknolojide bazı meslekler ortadan kalkarken yeni iş alanları ortaya çıktı" dedi.
World Economic Forum’un "Future of Jobs" raporuna dikkat çeken Gürtuna, "Bazı işler yok olacak ancak çok daha fazla yeni iş alanı oluşacak. Bu nedenle teknolojiye korkuyla değil, dönüşüm fırsatı olarak bakmak gerekiyor. Önemli olan teknolojiyi yakalamak, adapte olmak ve onunla birlikte dönüşebilmek" diye konuştu.
Teknolojiye erişimin demokratikleştiğini ifade eden Gürtuna, "Eskiden teknoloji dünyasında birkaç büyük şirket belirleyiciydi, bugün ise üç kişilik bir şirket iyi bir fikri varsa büyük şirketlere rakip olabiliyor. Bu nedenle karşılıklı öğrenme ve sürekli gelişim çok önemli hale geldi" dedi.
Yapay zekânın iş dünyasını dönüştürdüğünü kaydeden Gürtuna, "Araştırmalara göre insanların yüzde 79’u yapay zekânın 2030’a kadar iş yapış biçimlerini, geçim kaynaklarını ve kariyerlerini değiştireceğini düşünüyor. Ancak bu değişimin tam olarak neye benzeyeceğini bilenlerin oranı sadece yüzde 24" ifadelerini kullandı.
"Şirketler artık sadece teknik bilgi istemiyor"
Bahçeşehir Üniversitesi Araştırma Dekanı Dr. Nil Girgin ise çalıştayda özellikle sektör temsilcilerinin beklentilerinin ele alındığını belirtti. Girgin, "Bizler artık sadece kapalı kapılar arkasında müfredat hazırlayan ya da öğrenci yetiştiren kurumlar olmanın ötesine geçmek zorundayız. Mezunlarımızı istihdam edecek sektör temsilcilerine bizlerden neler beklediklerini soruyoruz" dedi.
Çalıştay sonunda öne çıkan başlıklardan birinin iletişim becerileri olduğunu söyleyen Girgin, "Farklı sektörlerin farklı beklentileri var ancak en önemli başlıklardan biri öğrencilerin iletişim yönetimi ve kendilerini doğru ifade edebilme becerisi oldu. Aynı zamanda yeni teknolojilere adapte olabilecek yetkinliklere sahip olunması gerektiği yönünde geri bildirimler aldık" diye konuştu.
Sektörlerin artık değişime uyum sağlayabilen mezunlar istediğini belirten Girgin, "Mezunlardan beklenti yalnızca teknik bilginin güçlü olması değil; değişim ve öğrenme kaslarının da güçlü olması" ifadelerini kullandı.
Üniversite-sektör ilişkisinin yeni bir döneme girdiğini kaydeden Girgin son olarak şunları söyledi:
"Artık üniversiteler sadece şirketlerle yan yana gelip iyi niyet çerçevesinde kalan ilişkiler kuramaz. Bunun ötesinde uzun vadeli, birlikte geliştirme ve birlikte öğrenmeye dayalı ilişkilere ihtiyaç var. Eskiden ‘Yaptık oldu’ yaklaşımı vardı ancak artık birlikte çalışma ve birlikte risk alma dönemi başladı."
Panellerde Sektör Temsilcileri Konuştu
Çalıştay kapsamında ayrıca "Açık İnovasyon Çağında Üniversitelerin Yeri", "Kurumsal Akademiler ve Üniversiteler: Öğrenmenin Yeni Ekosistemi" ve "İşe Alım Tersine mi Döndü: Kurumsal Hayatın Geleceği" başlıklı paneller gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri üniversitelerden beklentileri, başta olmak üzere kısa ve uzun vadedeki değişimleri anlattı.
.png)






Yorumlar