Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tülay Şener Özvatan,
özellikle kırsal bölgelerde ve depo gibi kapalı alanlarda çalışan vatandaşları,
kemirgenlerden bulaşan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen Hantavirüs'e karşı
uyardı.
Hantavirüsün
tarihçesinin oldukça eskiye dayandığını belirten Dr. Özvatan, "Bu virüs,
MS 960 yıllarına kadar uzanan Çin tıbbi metinlerinde tanımlanmıştır. Modern tıp
literatürüne ise 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı sırasında askerlerde
görülen 'Kore Kanamalı Ateşi' ile girmiştir. Virüs ilk kez 1978 yılında Kore'de
bir kemirgenden izole edilmiştir" dedi.
"Sadece
temas değil, solunum da riskli"
Dr. Özvatan,
virüsün temel kaynağının fare, sıçan ve hamster gibi kemiriciler olduğunu
vurgulayarak bulaşma yolları hakkında şu bilgileri verdi;
"Hantavirüs,
enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinde bulunur. En önemli bulaşma
yolu, bu atıkların karıştığı tozların ve havanın solunmasıdır. İdrar veya dışkı
ile direkt temas ya da ısırılma vakaları daha nadir görülür. İnsandan insana
bulaş ise oldukça nadir olup ilk kez 1996 yılında Arjantin'deki bir salgında
bildirilmiştir."
Hantavirüsün
dünya genelinde iki ana klinik tabloya yol açtığını belirten Dr. Özvatan,
Türkiye'deki duruma da dikkat çekti. Özvatan, "Avrupa, Asya ve Afrika
tipi, genellikle böbrek yetmezliği ile seyreden formdur. Amerika tipi, Ölüm
oranının daha yüksek olduğu ve akciğerlerin tutulduğu formdur. Ülkemizde ilk
vakalar 1997 yılında İzmir'den bildirilmiştir. İlk yaygın salgın ise 2009'da
Zonguldak ve Bartın bölgesinde görülmüştür. O dönemde 31 kişinin hastalandığını
ve 2 kişinin hayatını kaybetti. Türkiye'de son yıllarda yıllık 10-15 vaka
tespit edilmeye devam etmektedir ve ülkemizde görülen vakalar genellikle böbrek
tutulumu ile seyretmektedir" diye konuştu.
Hastalığın
kuluçka süresinin ortalama 21 gün olduğunu, ancak bu sürenin bazen 8 haftaya
kadar uzayabildiğini belirten Dr. Tülay Şener Özvatan, kesin bir tedavisinin
bulunmadığını, hastanede destek tedavisi uygulandığını ifade etti. Özellikle
belirli meslek gruplarının daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Dr.
Özvatan, risk gruplarını şöyle sıraladı;
"Çiftçiler
ve hayvancılıkla uğraşanlar. Liman işçileri. Kullanılmayan eski binaların
temizliğini yapanlar. Haşere kontrol çalışanları. Kemirgen dışkısı bulunma
ihtimali olan eski depo, bodrum veya kulübe gibi alanları temizlemeden önce
mutlaka havalandırın ve temizlik sırasında maske/eldiven kullanmayı ihmal
etmeyin."
.png)






Yorumlar